Mezar başındaki ibretlik sohbet !!!
| Mezar başındaki ibretlik sohbet !!! |
|
Fakat sanki büyülenmiÅŸ gibiydi. Korkudan olsa gerek ki, gücü zaten çok azalan ayakları tutulmuÅŸ, vücudu uyuÅŸmuÅŸtu. Diz boyu otla çevrili mezarlar arasında, güçlükle ilerleyip o tarafa yöneldi. İnlemeyi bir kez daha duyunca, daha fazla yanaÅŸmayıp yere oturdu. Tüylerini diken diken eden ses, birkaç metre ilerden geliyordu. YaÅŸlı adam, bazı velî zatların, kabirdeki insanlarla konuÅŸtuÄŸunu duymuÅŸ, bunları da herkese anlatmıştı. Belki laf olsun diye: — Neden böyle inleyip duruyorsun? dedi. Bir derdin mi var? Derinlerden gelen bir erkek sesi: — Büyük bir azap çekiyorum!. dedi. Her kemiÄŸim tek tek kırılmış sanki. YaÅŸlı adam, tâ iliklerine kadar ürperdi. Acaba kendisi de, evliya mıydı? Her ne olursa olsun, bu cevabı kesinlikle beklemiyordu. Güç bela toparlanıp: — Ne zamandır bu haldesiniz? diye sordu. Yani ne zaman öldünüz? — Vallahi bilmiyorum!. dedi mezarda yatan. Sanki dün yaşıyordum, hatta eÄŸleniyordum. ArkadaÅŸlarla birlikte biraz içki içmiÅŸtik, daha sonra ayrıldık. Bu arada, sanki yüksek bir yerden düştüm. Her halde ölmüşüm ki, ÅŸimdi bu mezardayım. Üstelik de büyük bir azap çekiyorum. — İçkinin haram olduÄŸunu ve kabir azabına yol açtığını bilmiyor muydun? diye sordu dışardaki. Allah bilir, baÅŸka büyük günahlar da iÅŸledin. — KeÅŸke ellerim kırılsaydı!. dedi, adam. KeÅŸke kırılsaydı da, o büyük günahları iÅŸlemeseydim. KeÅŸke dudaklarım yapışsaydı da, içki denilen zehri içmeseydim. Ne yazık ki her türlü iÅŸi yaptım, kumardan tut tâ hırsızlığa kadar. Åžimdi öyle piÅŸmanım ki hiç bilemezsin. Burada bu ÅŸekilde, bir saniyecik bile kalmaktansa, ömür boyu aç kalmaya razıydım. AÄŸzıma içki deÄŸil, gerekirse bir yudum su bile koymazdım. Başımı da babam gibi secdeden kaldırmazdım. — Demek baban dindar biriydi, dedi dışardaki. Neden onun yolundan gitmedin ki? — Namaz kılmak biraz güç geldi, dedi adam. Oruç tutmak da öyle. Günde beÅŸ kez seccadeye yatmayı, uzun yaz günlerinde, aç ve susuz kalmayı istemedim. Açıkçası, havam bozulur diye korktum. Oysa ÅŸimdi bu karanlık çukurda yatıyorum. Tertemiz bir havaya, yemeÄŸe ve suya hasret ÅŸekilde. Üstelik de dayanılmaz acılar içindeyim. YaÅŸlı adam, biraz düşünceliydi. Acaba bu ölü için bir fatiha okusa, ya da dualar etse, faydası olur muydu? Bu konuda açıkçası çok ümitsizdi. Bir insan, kullarına verdiÄŸi sayısız nimetlerle merhametini ispatlayan ve kendisini en çok “Rahim” ve “Rahman” isimleriyle tanıtan Allah’ın azabına uÄŸramışsa, âciz bir kul, o kiÅŸiye nasıl yardım ederdi? Sessizce yerinden kalkıp ilerleyince, henüz yeni açılmış bir mezar gördü. Sahibini bekleyen bu çukurun yanında, birkaç tane içki ÅŸiÅŸesi vardı. Bir tek de ayakkabı. Hemen o yana koÅŸtu. BoÅŸ mezarın içinde, üstü başı içki kokan bir adam yatıyordu. Ceketi de yüzüne dolanmıştı. YaÅŸlı adam, önce mezara inmeyi düşündü. Fakat aÄŸrıyan beliyle bu iÅŸi yapamazdı. Uzunca bir dal koparıp tekrar yanaÅŸtı ve bunu cekete taktırıp, sırt üstü yatan sarhoÅŸun yüzünü açtı. Mezardaki adam, ondan fazla korkmuÅŸtu. YaÅŸlı olan, bir anda rahatlayıp: — Demek konuÅŸan sendin? diye tebessüm etti. Seni ölü sanmıştım. Mezardaki, derin derin nefes aldıktan sonra: — Ben de öyle zannetmiÅŸtim!. diye sevindi. Geçen akÅŸam buralarda içmiÅŸtik. Kafayı bulduÄŸumda, bu çukura düşüp kaldım her halde. SarhoÅŸun vücudu periÅŸan bir haldeydi. Sırt üstü düştüğünde, üç beÅŸ tane kaburgası kırılmış, bir kez bile çalışmayan beyni sarsılmış, bütün gece o mezarda yatıp kalmıştı. YaÅŸlı adam, hemen bir ambulans çağırdı. SarhoÅŸ, mezardan kurtulup sedyeye alınırken, başını ona doÄŸru güçlükle çevirerek: — SaÄŸ olasın amca!. diye teÅŸekkür etti. İyileÅŸir iyileÅŸmez sana haber veririm. Bol mezeli bir çilingir sofrası düzenleyip, yeniden doÄŸduÄŸum günü kutlarız. Cüneyd Suavi |
Popularity: 1% [?]
Yaşlı adam, eşinin kabrini ziyaret etmek için gittiği kabristanda, bir inilti duyarak yavaşladı. Sağa sola bakınarak kulak kesildi. Ortalıkta kimseler yoktu ama, o sesi işittiğinden emindi. Önce hızlı adımlarla kaçmak istedi.
Son Yorumlar