ana sayfa > Genel > Türkan Saylan İyilik meleği” imiş, hadi ordan şarlatanlar!

Türkan Saylan İyilik meleği” imiş, hadi ordan şarlatanlar!

Cumartesi, 11 Tem 2009 admin yorum ekle yorumlara git

Türkan Saylan – İyilik meleği” imiş, hadi ordan şarlatanlar!

“Bizim şimdi ölmememiz lazım…” diyordu..
Bunu hangi anlamda söylüyordu?
“Başörtülü öğrencilere öğrenim özgürlüğü sağlanma ihtimali var, bunu engellememiz lazım” anlamında söylüyordu!
“İmam hatip mezunlarına, üniversite kapıları açılabilir, buna izin vermememiz, onların eşit şartlarda ÖSS’ye girmelerini engellememiz lazım” anlamında söylüyordu!
“Kadının aklından geçenleri
nereden biliyorsun” mu diyorsunuz!
Peki, kendi açıklamalarından alıntılama yapalım.
Tabii Türkan Saylan taraftarları, Vakit’te yazılanlara inanmazlar.
Olabilir, inanmayabilirsiniz.
Hatta iftira attığımızı bile söylersiniz.
O zaman sizin itibar ettiğiniz, devlet gazetesi olmakla övdüğünüz, onların da sizi övdüğü bir gazeteden alıntı yapalım.. Hürriyet gazetesinden, bizzat Türkan Saylan’ın verdiği bir röportajdan alıntı yapalım.
Öyle uzak tarihlerden değil, yakın tarihten. 18 Nisan 2009 tarihli röportajdan..
Bakın ne diyor Türkan hanım..
Önce Hürriyet’ten Ayşe Arman’ın sorusu: “Ben sizinle yaptığım röportajdan sonra bir sürü mail aldım. Suçlamalar, iftiralar da var. Sizinle onları da paylaşayım istiyorum. Biri diyor ki mesela, ‘Derneğin Beşiktaş şubesine burs için başvurdum. Siyasi görüşümü sordular. ‘Ailede namaz kılan biri var mı?’ dediler, ‘Oruç tutuyor musun?’ diye sordular….”
Bu da Türkan Saylan’ın cevabı: “Bu arkadaş biraz abartmış. Ama tabii ki bize gelenlerin siyasi görüşlerini öğrenmek zorundayız. Çünkü içimize sızmaya çalışıyorlar. Sadece dinciler değil, başka gruplar da.”
Beyler, bayanlar.. İyilik meleği olarak gösterdiğiniz Türkan hanımın, “içimize sızmaya çalışıyorlar” dediği öğrenci, burs almak için gelen bir kız.. Hepsi hepsi bu. Neye sızacak, ne yapacak, derneğin yönetim kuruluna mı girecek, ne yapacak ki, “Ailende namaz kılan var mı?” sorusunun yöneltilmesi haklı olsun?
“Namaz kılan bir kişi, hanımefendinin derneğinde yönetici olamaz mı?” sorusuna hiç girmiyorum!
İyilik meleği olarak takdim edilen kadının, halktan “İhtiyaç sahibi öğrencilere burs veriyoruz” diyerek topladığı paraları, nasıl önyargılı bir ayrımcılık uygulayarak dağıttığını/dağıtmadığını göstermek için tekrar soruyorum: “Burs verilecek öğrencinin ailesinde namaz kılan olup-olmadığı niçin soruluyor?”
Soruluyor ve ailede namaz kılan varsa burs verilmiyor!
Evet, iyilik meleğine iftira attığımızı iddia eden mankafalar, o soruyu sorup, cevabını “ayrımcılığın itirafı olarak” aldığı halde, “Bu ne rezalettir” diye soramayan Ayşe Arman isimli sipariş gazeteciler… Söyleyin, bu kadın nasıl bir iyilik meleği?
Biz mi iftira etmişiz şimdi?
Bu röportajı siz yapmadınız mı? Siz yayınlamadınız mı?
Daha neyi kabul etsin bu kadın!
“Şu mitingde bunu demiş, bu toplantıda o sözü sarfetmiş” demeyeceğim.
Yine aynı röportajdan, bir aktarımda daha bulunacağım..
Önce Hürriyet‘ten Ayşe Arman’ın sorusu: “Genç kızlar bu mesele yüzünden (örtü) üniversiteye gidemiyorlar diye üzüldüğünüz, bunun haksızlık olduğunu düşündüğünüz olmuyor mu?”
İyilik meleği olduğunu iddia ettiğiniz bir insan, bu soruya nasıl cevap verir..
Şöyle birazcık düşünüverin..
Nasıl cevap verir? Ve aşağıdaki cevapla, o tahayyül ettiğiniz cevabı bir karşılaştırın bakalım.
Alın işte, “iyilik meleği”nin, sırf kıyafet yüzünden okuması engellenen öğrencilere bakışı: “Asla. O kızları militan yapıyorlar. Ben çok netim bu meselede.”
İyilik meleği, öyle mi?
Bu mu iyilik meleği?
Hadi ordan şarlatanlar!
Ve her şeye rağmen, yine de “Siz yolunuza, biz yolumuza” diyerek, belki görmezlikten geleceğim, hiç mi olmasın, ölümünden sonra tek satır yazmamayı, daha insanî bulacağım o kadının şu rezil cümlesine bakın: “Gerçi, o örtü sayesinde erken koca buluyorlar, o ayrı.”
Ölümünden 34 gün önce sarfediyor bu sözü.. Ağır hasta iken.. Bir ayağı çukurda iken!
Kadının saygısızlığına, terbiyesizliğine, pervasızlığına bakın!
“Ölü insana böyle şeyler söylenir mi” diye ahlak dersi verecekler, önce gitsinler, binlerce üniversiteli genç kızın gözyaşlarını bir sorgulasınlar!
Onların gözyaşlarını görmezden gelip, “Erken koca buluyorlar” şeklindeki terbiyesizce sözü bir sorgulasınlar!
Bu sözden o genç kızların ne kadar incindiklerini bir sorgulasınlar!
Sorgulasınlar da, sonra gelip bize “Ölünün arkasından konuşulur mu?” diye akıl versinler!

Popularity: 1% [?]

Categories: Genel
  1. Pazar, 12 Tem 2009 zamanında 21:06 | #1

    ben islamcı biriyim fakat türban konusunda farklı düşünüyorum.kadınların mini etekli gezip dolaşmasınada karşıyım.türbana da karşıyım.islamcı olmam bağnazlıkları da kabul edeceğim anlamına gelmez.tepeden tırnağa kapalı dolaşmayı kim müslümanlık olarak görüyor.ahzab suresinde namusun korunma gerekçesi ve amacı olarak belirtilmiştir.oysaki vay senin başın açıkmış veya kapalıymış diye kimse kimsenin namusuna saldırmıyorki.ayette amaç belirtildiği halde bu amacın dışında uygulamalar islam dininin ve müslümanların küçük düşürülmesine sebep olmaktadır.nasıl mı ne mi diyorlar.işte bunlar yobazdır,müslümanlığı kılık kıyafete indirgemişler diyorlar.halbuki cenabı Allah bir ayetinde ‘Ben insnların şekil ve suretlerine değil takvalarına yani güzel ahlakına değer veririm buyurmuyur mu?.bakın Tunus bir islam ülkesidir.fakat Tunus devleti türbanı tamamen yasakladı.her yerde yasakladı.yaşlı anne annelerine bile taktırmadılar.gerekçe ney can ve mal güvenliği.çünkü cinayet ve hırsızlık olayları artmış,faillerini tam olarak tespit edemiyorlarmış.çünkü başları kapalıymış.tam olarak tanınmıyorlarmış.Devlette vatandaşının can ve mal emniyetini üstün ve öncelikli tutarak tamamen yasaklamış.geçen aylarda bende burada televizyonlarda görmüştüm.kadının biri çarşafla kuyumcuya girmiş ve bilezikleri alıp kaçmış ve kim olduğu tespit edilememiş.aynı durumda ülkemizde de çok vukuatlar olmaktadır.fakat bu durumlar pek dile getirilmiyor.çünkü bu türban birilerinin seçim sandığına oy olarak giriyor.

  2. selcuk bey
    Perşembe, 15 Eki 2009 zamanında 19:02 | #2

    İngiliz kâfiri, islâm beldesinde,
    ahmakları bularak, hem besler, hem de,
    İslâma hücûm yollarını öğretir,
    Şerî’ate uyana gerici denir.
    Çıplak gezmek, içki, şehvet moda olur.
    din kardeşliği, sevişmek unutulur.
    ingiliz kafiri siir

    İslâm düşmânları, köpekleri besliyor,
    bunları, mü’minlerin başına geçiriyor.
    Hepsi, islâmiyyete, ahlâka saldırıyor.
    Allahü teâlâ da, cezâlarını veriyor.
    Çünki, Kur’ân-ı kerîmde Rabbimiz va’d ediyor,
    (İslâmiyyeti elbet, koruyacağım) diyor.
    Müslimânlara da: (Düşmana aldanmayın,
    çok çalışıp, ondan üstün olun) buyuruyor.

  3. SELAHADDİN EYYÜBİ
    Cuma, 30 Eki 2009 zamanında 00:56 | #3

    allahım sen şu kafir milleti kahreyle amin.başka söze ne hacet iş bu kadar basit
    beğenmediğiniz lanet insanların isimlerini dahi ağza almaya gerek yok ki

  4. selcuk bey
    Salı, 03 Kas 2009 zamanında 00:04 | #4

    elbette türkan saylana aydin ilerici diyecekler kafir atatürkcüler kendileride avrupa ingiliz hayranida ondan.

Kapat
E-posta ile paylaş